|
|
Tanıştığımıza Memnun Oldum!
| Yazı
|
|
|
| 07.02.2012 |
|
|
|
|
2010 senesinin Temmuz ayı idi. Sürpriz bir Foça gezisiydi. Plansız. Daha doğrusu değişmiş bir plan. Trabzon, Ayder gezecekken, yine Foça’ya düşmüştü yolumuz. Bir süredir yazışarak sürdürdüğümüz tanışlığı, yüzyüze tanışmışlığa çevirmek üzere sözleşmiştik.
Foça’ya vardığımızda telefon ettim. Biz geldik, akşamüstü görüşürüz, demek için. “Bir şeye ihtiyacınız olursa, mutlaka arayın!” dedi. Hamile olduğumu biliyordu. Olmadık gerekliliklere düşebileceğimizi de… İncelik ediyor, diye düşünmüştüm.
Devamı..
|
|
|
|
|
|
Tahmis Kahvehanesi
| Gezi
|
|
|
| 07.02.2012 |
|
|
|
|
Dün Kültür Yolu’ndan bahsederken, Gaziantep’in, kendine dair en çok doküman sunan şehir olduğunu söylemiştim. Yazının sonu o sözünü ettiğim dokümanları nereden topladığıma dayandı. Tabii bu işin ‘lafügüzaf’ yanı… Kitapçıkları aldığım yer orası olmasaydı bile illa ki bahsedecektim Tarihi Tahmis Kahvehanesi’nden. Kaçarı yok. Tarihi Tahmis Kahvehanesi ta 16. yy’de inşa edilmiş. Aslında bitişiğindeki Mevlevihane’nin gelir kaynaklarından biri olmak üzere kurulmuş... Devamı..
|
|
|
|
|
Kültür Yolu
| Gezi
|
|
|
| 06.02.2012 |
|
|
|
|
Antep’e giderken biraz fazla beklenti içinde olduğumuzu, merak yüklendiğimizi söylemiştim. Bu önden kurulmuş duygu hali, şehre ilk girişimizde, bir parça, beklentimizin çok olduğu fikriyle yer değiştirdi. Hatırlıyorum da, Kapadokya’ya giderken büyük bir ‘cehalet’ neticesi, hiçbir beklentimiz olmadan, bir küçük kasaba etrafında peri bacaları göreceğimizi sanarak yola çıkmıştık. Daha Ihlara Vadisi başında çok büyük bir yanılgıda olduğumuzu anlamıştık... Devamı..
|
|
|
|
|
|
Anadolu Evleri
| Gezi
|
|
|
| 05.02.2012 |
|
|
|
|
Anadolu Evleri, konakladığımız otelin adı. Sahibi Timur Schindel. Antepli değil Timur bey. Çok gezmiş, görmüş, Antep’i ve şu an sahibi olduğu “evleri” görünce hayalindeki projeyi başlatmaya karar vermiş bir Yörük-Amerikan.
Boş, unutulmuş, harap durumda iki ev ve daha sonra bunlara eklenen iki ev daha… Konak demek daha doğru. Yöresel mimari ve evlerin orijinal halleri göz önünde tutularak uzun bir restorasyon sürecinden geçmiş Anadolu Evleri. Sonunda çok keyifli yaşam alanları çıkmış ortaya.
Devamı..
|
|
|
|
|
Urfa Antep, Dünyayı Gezmek
| Gezi
|
|
|
| 05.02.2012 |
|
|
|
|
Biz Antep’e gittik.
Ta 1 Kasım 2011’de.
Sabah erkenden gittik hem de.
3 Kasım’da da döndük.
Bahsetmedim, değil mi?
Ayıp bana. Ama biz Antep’e gittik. Bir buçuk dolu gün Antep’i dolaştık. Bir gündüzümüzü de Antep-Urfa sınırındaki (ancak Urfa’ya bağlı olan) Halfeti’ye ayırdık. Bazen zorlandık, anlaşamadık, yorulduk, fakat eve döndüğümüzde değişik yerler görmüş olmanın mutluluğu vardı içimizde. Devamı..
|
|
|
|
|
|
Selam Barış!
| Yazı
|
|
|
| 03.02.2012 |
|
|
|
|
Barış Manço benim için, bu memlekette doğmuş en özel insanlardan biri. Benim için demek bir parça gülünç gerçi. Bir kuşağın gençliğini paylaştığı, bir kuşağı büyüten, büyük olasılıkla özel ilişkiler yaşamış olanların dışında kimsenin pek aleyhinde bir şey söyleyemeyeceği ışıltılı bir yüzdü Manço. O yüzden –abartısız- milyonlar için çok özel bir isim.
Hızla magazinleştirme yeteneğine sahip algı sistemleri, Manço’nun ölümünden de “fısıldaşmalık” bir şeyler çıkarttı, çabaladı zamanında... Devamı..
|
|
|
|
|
"Gün gelir, diyorum..."
| Yazı
|
|
|
| 02.02.2012 |
|
|
|
|
Önceki gün, öğleden sonra bir fincan çayla azıcık Sait Faik çekti canım. Ama Sevengül Solmaz’ın hazırladığı “A’dan Z’ye Sait Faik” kitabından. Yanında da Chopin’in Nocturnes iyi gider sandım. Olmadı… Chopin’le Sait’in arası açıkmış şu ara. Maksat yabancıya ayıp olmasın, sordum Chopin’e “Kimi istersin?” diye. Tuttu elimden, kütüphanenin unuttuğum bir rafına götürdü beni. “Şu olsun!” dedi. Baktım, Sappho’nun şiirleri… “Seni kıracağıma fındık kırarım daha iyi be Chopin!” dedim ve... Devamı..
|
|
|
|
|
|
365 + 2
| Yazı
|
|
|
| 31.01.2012 |
|
|
|
|
...Zamanın ne kadar hızlı geçtiğini, bir bebek sahibi olmadan gerçekten anlamak mümkün değilmiş gibi görünüyor bana şimdilerde. Önümde büyüyen, gelişen, inanılmaz süratle aşamalar atlayan bir canlı, biraz da geri sayımda olduğumu fısıldıyor her gün. Onun için henüz hep ilerisi varken, bir sonraki gün onun sayesinde bana da merak doluyken; benim için geçmişe daha sık yolculuk ettiğim günler başladı sanki. Devamı..
|
|
|