yazı
gezi
şehrim İstanbul
yemek
bizim Ege
Şehrimde Konuk Olmak
09.10.2016
Eski bir düştü. Belki yirmi senelik bir düş. Adı bile vardı düşümün: “Tarihî Yarımada’da Saba Makamında Uyanmak”… Bir geceyi Sultanahmet’te geçirip, sabah vakti güzel bir ezan dinlemek. Bu da nereden çıktı şimdi, demeyin. Bilinen anlamıyla “din”e dair fazla meraklarım olmadığı gerçeğinin yanında, usulüyle, makamına sadık kalınarak, yırtınılmadan, çirkinleştirmeden okunan bir ezandan aldığım tat da başka hiçbir şeye benzemiyor. Ne yazık ki günümüzde tınısı kalbi okşayan ezan okuyan müezzin...
  şehrim İstanbul  |  konaklama
0
 
Geç Ve Güç Ama Bitti
19.09.2016
Günlerce süren şenliklerle kutladık gerçi. Siz duymadınız mı? Bu bloğun sosyolog yazarı, sonunda “yüksek sosyolog” oldu. Bilim uzmanlığını kazandı. Hem de ta 16 Haziran 2016’da. Memleketin hayhuyundan, hırgüründen sıra gelip de anlatamamış olabilirim. Affediniz. Benim tez, bitti.
  yazı  |  sosyoloji
0
 
Foça Balıkçı İbo Demek
05.09.2016
Söze nasıl başlasam, bilemiyorum. Üzgünüm. Lakin öfkem üzüntümden büyük. Foça’nın bir “turizm” beldesi olmadığını kabulleneli üç sene kadar oluyor. Zor oldu, ama kabullendim. Yüzü gülmeyen esnafının çokluğu, düzgün hizmet veremeyen otellerin en güzel kıyıyı işgal edişi, kalitesiz ürünlere ve özensiz servise hak ettiklerinin çok üstünde fiyat biçmeleriyle “turizm değil derdimiz, para bırakın kafi” dediklerini anlıyorum artık. Foça özgür elbet, turizm kaygısından caymışsa caymıştır...
  yazı  |  günce
2
Kendine Marko Paşa ya da Kargolarla İmtihan
09.08.2016
Blogun adını “Karafakiden” değil de Marko Paşa koysaymışım vaktiyle, belki daha içime sinerek yazardım yazdıklarımı. Bezdim. İşini geçtim iyi yapmayı, sadece yapmaktan uzak duran herkesten, her kurumdan bezdim. Hep mi böyle idi her işimiz? Hep mi rast gele yaşardık? Ne zaman bu kıvama vardık? Lafı uzatmayacağım. Size bir örnek…
  yazı  |  günce
0
 
Abbas Kiarostami Anısına
05.07.2016
İranlı yönetmen Abbas Kiarostami'yi de kaybettik bugün... Sevdiğim bir yönetmendi. İran sinemasına ilgimi hareketlendiren isimdi. "Devrim"den sonra neden İran'da kalmayı seçtiğini açıklarken babasının bir sözüne değinmişti bir söyleşisinde. Babasının sözü "Başın kopacaksa da kendi şapkanı giyerken kopsun" idi... Üstüne uzun zaman düşünmüştüm. Sevip kalan ile sevip terk edenin acıları ortaktı neticede...
  yazı  |  günce
0
 
Dalından Gurmenin Çilesi
03.07.2016
Karafakiden’i takip edenler yaşamımızın bu gerçeğini ne denli önemsediğimi bilir. Bu nedenledir ki evimizin gıda alışverişi bizim için hep bir “mesele” olmakta. İşin meseleye dönüşmesine biraz da yaşadığımız bölgenin şehir merkezine ve organik pazarlara uzak olması neden oluyor aslında. İyi, temiz ve herkes için adil üretilmiş gıdaya harcamak istiyoruz paramızı. Her kuruş değerli. Toprağa dökülen her emek zerresi gibi… Verdiğimizle aldığımız yerini bulsun derdindeyiz...
  yazı  |  günce
0
Sıradanlığa Teslim Olan Foça
24.04.2016
Foça sevdamızı bilmeyen kalmadı. 2009’dan beri ne zaman Ege’den, geziden söz edilen bir ortam olsa lafı döndürüp dolaştırıp Foça’ya bağladık.Senelerdir yerli yabancı kaç arkadaşımıza Foça’yı tavsiye ettik, kaçını Foça’ya gönderdik, kaçını peşimizde Foça’ya sürükledik, artık sayısını unuttuğum gibi “yahu biz kaç kere gittik Foça’ya acaba?” sorusu da artık sayılamayacak bir sonuca vardı. Gelin görün ki bu yedi senelik süreç içinde Foça iyiden yana evrilmek bir yana, seneden seneye sıradanlaşma...
  gezi  |  kıyı bucak
6
 
Yokluğunda Yedi Yıl
23.03.2016
Geç vakit yattım. Ege ise çok erken uyandırdı bu sabah… Gariptir; hiç zor gelmedi uyanmak. Giyindik, kuşandık. Sokağa çıktık. Hava mis gibi. Güneş görünmüyordu ortalıkta; bulutların ardındaydı. Ama gökyüzü pek ferahtı. Dalları bembeyaz çiçeklerle süslenmiş vişne ağacı selamladı bizi. Ege’yi anneme bıraktım. Eve dönerken kaldırım taşları arasından fırlayan hindibalar dikkatimi çekti. Sarı sarı, dik başlı. Bir yolunu bulup, yükselmişler. Bahçemizde leylak ağaçlarının kimisi tomurcuklu, kimisi...
  yazı  |  günce
0
 
Siz Evin Delisi Diyebilirsiniz Ama O Bir Afrosit!
28.02.2016
İnsanlar girer yaşamımıza. İnsanlar veda eder bize. Bazen yollarımızı kendimiz ayırırız. Kimi zaman ummadık bir kapıda buluşur tanışmayanlar. Kapanan her kapı hoşgörüyle kabullenilmeli; çünkü evrenin, Tanrı’nın planı bir başka yerden mutlaka bir ışıklı pencere açacaktır. Hoca’nımın Pazar vaazı kısa olur! Hoc’anım demek gönlünüzü okşamazsa “yaşam koçu” da deyiverin. O zaman da derim ki “bedava seans, bu kadar”! Keza asıl diyeceğim başka. Neredeyse dört sene olmuş biz Başak’la Başak sayesinde...
  yazı  |  anlatı
5
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32