karafakiden
X
Günler ve İşler
günce
20-05-2020
İnziva günleriniz nasıl geçiyor? Kaynağı eşitsizliğe dayanan bir soru cümlesi oldu; farkındayım. Özür dilemeliyim. Dünya çapında bir salgın var ve dünya vatandaşlarının bir kısmı kabuğuna çekilebilirken, bir kısmı ekonomik ve dolayısıyla yaşamsal döngünün sürdürülebilmesi için risk altında çalışmaya devam ediyor. Sağlık sektörünü ise neredeyse bu çekişmenin dışında tutmam gerekiyor. Onlarsız, yoktuk. Eşitsizliği besleyen nüfusun üyelerinden biri olarak ben son iki ayı biraz yoğun geçirdim.
Devamını Oku
Uzak Yakınlar
günce
25-04-2020
Sabah yine pırıl pırıldı hava ve deniz. Eksiği, motor sesleri... Öğlene güneş tepeye tırmanınca sularda ışıltılar da başlar. Bir karış olsun deniz görmek, Kınalı’nın Sivri’nin varlığını fark etmek iyi geliyor. Uzağımızda kalan yakınlarımız oldular... Adalara gitmeyi özlediğimizi fark ettik dün Ege’yle. Durumlar gezintiye izin verip de bizim de yeniden sokağa çıkacak cesaretimiz olduğunda ilk gideceğimiz yer canım Burgaz olacak herhalde. Bostancı-Burgaz dediğimiz yirmi beş dakikalık yol.
Devamını Oku
100 Yıllık Ulusal Egemenlik
günce
23-04-2020
İki tarihi, bayram gibi bayram görür, kutlarım. Biri 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızdır. Diğeri de bugün, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız’dır. Çocuk, gelecek demektir. Emaneti devredeceklerimiz... Bununla birlikte 23 Nisan’ın ”Ulusal Egemenlik” bayramı olduğu asla ama asla unutulmaması gereken kısmıdır. Zaten bu kıymeti nedeniyle ”çocuk”lara armağan edilmiştir.
Devamını Oku
Foça Salısı IX
günce
21-04-2020
Nam-ı diğer Banyolar’da, yani Küçük Deniz’de güneş batırma ritüeli tamamlanmıştır. Ritüel ya, ne sandınız? Foçalılar batırır güneşi o kıyıcıkta. Kimisi kumsala, iskelelere oturur, kimisi ağır ağır yürür... Sessizlik zamanda akarken, güneş rengarenk batırılır denize. Bazen de İngiliz Burnu’nun tepeciklerine... Güneşi batıran Foçalılar’ın içi rahattır artık. Vakit de vakit olmuştur hani... Herkes gönlünce, âdetince bir köşecikteki masaya kurulur. Balkonda bir masa olabilir bu.
Devamını Oku
İnsanın Kültürel Evriminde Çocukluğun Anlamı VII
toplum ve insan
17-04-2020
Spyri’nin 1881’de yayımlanan Heidi romanını pek çoğumuz 1974 yapımı Japon animasyon filminden hatırlarız. Heidi dendiğinde gözümüzün önünde gürbüz, tıknaz, pembe yanaklı, neşeli, sağlıklı bir küçük kız çocuğu belirir. Yaklaşık üç yıl önce Spyri’nin bu romanıyla ilgili olarak İsviçre’nin “Verdingkinder” (kiralık çocuk) kavramı gündeme gelmişti. Heidi’nin çıplak ayaklı oluşu, bu kiralık çocuk gerçeğiyle ilişkilendiriliyordu.
Devamını Oku
Sandık Perşembesi IX
günce
16-04-2020
Ne çok şeyi dert ediyoruz kendimize... Gündelik kabalıkları, gündelik aksaklıkları, büyük sistemin gediklerini... Bir kısmı ne yaparsak yapalım, kendi başımıza değiştiremeyeceğimiz konular. Bir kısmı belki toptan değiştiremeyeceğimiz, ama kendimiz değişirsek etki edebileceğimiz konular. Ama çoğu kez kendimizi, alışkanlıklarımızı değiştirecek iradeyi de yönetemiyoruz.
Devamını Oku